08.12.2021 - Yemek Kültürü - Yemek Tarifleri

Osmanlı Padişah sofrası kültürü

Osmanlılarda yalnızca Padişah’ın oturabildiği sultanlara layık o özel sofralar nasıl kurulurdu? İşte Osmanlı’larda sofra kültürünün detayları..

İstanbul Topkapı Sarayı’nda harem bölümündeki Kuşhane Kapısı yanında yer alan Kuşhane Mutfağı padişahın özel mutfağı olup burada sadece padişah için yemek yapılırdı.

Saray halkının yemekleri ise ‘Matbah-ı Amire’ adı verilen diğer mutfaklarda hazırlanırdı.

Fatih Sultan Mehmet’in padişahlığından itibaren mutfaklar için alınan malzemenin kaydedildiği mutfak masraf defterlerinden ne tür malzemeler alındığı ve hangi yemeklerin pişirildiğini tespit etmek mümkün.

Osmanlı Padişahlarının her yemek için ayrı kaşık kullanması gelenekti.. Saray kaynaklarından öğrendiğimize göre , biri sabah ile öğle arası (kuşluk) diğeri ise akşam olmak üzere iki kez yemek yenildiği anlaşılıyor.

Fatih Sultan Mehmet’e kadar baştaki Osmanlı padişahlarının vezirleri ile birlikte yemek yedikleri biliniyor..

Fatih Sultan Mehmet’de  ilk Padişahlık yıllarında  bu geleneğe uymuştur.

Fakat ilerleyen dönemde padişah sofrasındaki usûl değişmiştir.

Sultan 2. Bayezid babasının koyduğu ‘hükümdar tek başına yemek yer’ kuralına ‘yemek servisinin gümüş ve altın kaplarda yapılması’nı da eklemiştir. Bu gelenek daha sonraları padişahlar içinde zehir olduğunda belli eden seledon kaplar kullanılarak bozulmuştur.

16. yüzyılda padişahların nasıl yemek yediklerine dair mevcut olan bilgilere göre. Padişah yemek yiyeceği zaman, yere ağır sırmalarla işlenmiş bir örtü serilir, üzerine konan altı ayaklı gümüş bir iskemlenin üzerine ise gümüş bir tepsi konulurmuş. Padişahın yumuşak minderli kısa sediri ve dizine serilecek havlu hazırlanır, tepsiye yemekler gümüş altlıklı, zehiri belli eden çini seramik kaplarda konulur.

Osmanlılarda Padişaha verilecek yemeğin pişmesi, padişahın huzuruna nakil edilmesi ve yemek sofrasının hazırlanması, sahanların kapaklarının açılması kilercibaşının göreviydi.

Yemek hazırlandıktan sonra aşçıbaşı tarafından tadına bakılara kontrol edilir ve her birinin kapakları ibrişimle bağlanıp mühürlendikten sonra padişahın bulunduğu yere götürülürdü.

Yemek çaşnigar usta tarafından kontrol edildikten sonra Padişaha servis edilirdi.Yemek esnasında hekimbaşı da hazır bulunurdu.

Padişah kahvaltıdan sonra haremden mabeyne veya has odaya geçerdi.

Padişaha Silahdar ağa kahvesini sunar çuhadar ağa ise şerbet servisi yapardı.

Padişahın yemeklerinden başka hiç kimse yiyemezdi. Bu yemek küçük tencerelerde sadece padişahın yiyebileceği kadar yapılırdı.

Saray halkının yemekleri matbah-ı âmirede hazırlanırdı.

Dolmabahçe Sarayı yapıldıktan sonra 1856 yılında padişahların bu saraya taşınmasıyla sofra adabında da değişiklikler yaşanmış ve yemek masalarda yenmeye başlanmıştır.

Günde 10.000 den fazla kişiye yemek çıkartan Topkapı Sarayı mutfaklarından Fatih dönemine ait olanları çıkan bir yangınla harap olmuştur. Günümüzde görülen mutfak bölümü daha sonra Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.

Saray’da günde ortalama en az 5 bin kişiye yemek pişirildiği, özel günlerde bu sayının daha da arttırıldığı bilinmektedir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ